Pilevneli Galeri’de Temmuz Ayında Kaçmaması Gereken İki Sergi

Bu ay içinde izlenebilecek sergilerle önce eşitsizlik ve adaletsizlik üzerine düşünecek, sonra ruhsal aydınlanma ve yeniden doğuşa yöneleceğiz.

Pilevneli Galeri’de 21 Temmuz’a kadar devam edecek iki sergi var ve bizce ikisini de hemen aynı gün içinde görmelisiniz. Çünkü spotta da ima ettiğimiz gibi bu sergiler (yine bizce) birbirini tamamlar nitelikte.

Açılışı Can Sayınlı’nın Halılar ve Kilimler sergisiyle yapın. Sayınlı 2012 yılından beri ürettiği el dokuması halı ve kilimlerle, sosyal eşitsizliğin ve adaletsizliğin normalleşmesine karşı olan direncin hikayesini dokuyor. Bu (kesinlikle) sıra dışı sergi dokuma sanatının ortaya çıktığı kadim günlerden beri insanlığın mücadele etmek zorunda kaldığı aynı sorunları Sayınlı’nın Muzaffer Sarısülük, Flaş Haber, Ana ve İhbarcılar gibi rengarenk işleriyle yeniden dile getiriyor.

Sayınlının işleri unutmaya fazlasıyla yatkın olduğumuz yakın geçmişimizi hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda gözden kaçırdığımız anları da yakalamak için ayrı birer vesile oluyorlar. Elde dokunmuş milyonlarca düğüm, her gün bireysel olarak yaşadığımız kendi küçük felaketlerimiz gibi bir araya gelip içinde yaşadığımız toplumsal ve tarihsel dokuyu gözler önüne seriyor.

El dokuması işlerin insanı çarpan enerjisi ile yüklendikten sonra Evren Tekinoktay’ın Lotus sergisine geçin.

Lotus (nilüfer) çiçeği, doğu kültürlerindeki eski metinlerin ortaklaşa görüş birliğine göre spiritüel aydınlanma ve yeniden doğuşu sembolize ediyor. Tekinoktay bu sergi için önce ışık, formlar, renkler ve görsel bilmeceler ile sarmalanmış bir oda (bize göre hayatın/dünyanın küçük bir replikasını) yaratmış. Sonra bu odanın içinde beş tane neon rölyef yerleştirmiş. Kalbin simgesi olan Lotus, neon damarları ve dolambaçlı elektrik hatlarıyla boyanmış makineleri andıran (ve bir açma/kapama düğmesiyle aslında izleyiciye ölümlü insanı anımsatan) bu rölyeflerde birkaç kez karşımıza çıkıyor.

İki sergiyi aynı gün ve bu sırayla izlemek, insanlığın kadim zamanlardan bu yana çözemediği varoluşsal sorunların anahtarının yine insan olduğunu size düşündürecek. Lotusun simgelediği kalp, aydınlanma ve yeniden doğuş, bir başka deyişle dünyaya bakışımızı derinden değiştiren bir paradigma değişikliği, belki de ihtiyacımız olan tek şey.

Pilevneli Galeri’ye gitmişten Bora Akıncıtürk’ün yine 21 Temmuz’a kadar devam edecek Çok Mutluyum, Çünkü sergisine de bakmadan çıkmayın.

Yazı: Fikret Güvenç