Zaman, Mantarlar ve Süper Bilgisayarlar

 

Odağına bilimsel ve teknolojik gelişmeleri alan film festivali SCINEMA’nın ödüllü yapımlarına yakından bakın.

Bu ay Avustralya’nın belli başlı şehirlerinde SCINEMA Uluslararası Bilim Filmleri Festivali düzenlendi. 2000 yılından beri her sene amatör ya da profesyonel film yapımcılarının ve öğrencilerin çektiği bilim konulu filmler için bir platform haline gelen festival popüler bilim kanalı Australia’s Science Channel tarafından organize ediliyor ve dünyanın dört bir yanından yüzlerce katılımcı ağırlıyor. Festivalin amacı bilimi sevdirmek, bilimsel gelişmeleri duyurmak ve hala gizemlerle dolu dünyamızı, teknolojik buluşları ve gelecekte neler olacağını filmler aracılığıyla anlatmak. Bu sene 31 Mayıs – 21 Haziran tarihleri arasında yapılan festivalin ödüllü filmlerine, biraz da kıskançlıkla, yakından bakalım istedik.

Zamanın Anlamı

ABD’li yapımcı ve yönetmen Ninaad Kulkarni insanlara zamanın anlamını sormuş ve aldığı cevapları üç boyutlu animasyon filmi KCLOC’ta bir araya getirmiş. İnsanın zaman içindeki yolculuğu ve zamanla ilişkisine dair son derece eğlenceli, zeki ama aynı zamanda düşündürücü iki buçuk dakikalık yapım festivalde En İyi Animasyon ödülünü aldı.

Zamana dair bir diğer yapım da İspanyol yazar ve yönetmen Aleix Castro’nun 11 dakikalık kısa filmi Timelapse. Film her gün yapmak zorunda olduğumuz sıradan ve sıkıcı işleri beynimizden silen bir çip fikrini işliyor. Bir aylık işimizi bize bir saniye gibi gelen bir sürede yapıp bitiriversek ne olur? Filmde işçiler beyinlerine takılan bir çip sayesinde çalışma sürelerini bilinçsiz robotlar gibi geçiriyor ve bilinçleri ancak dinlenme ve tatil zamanlarında geri geliyor. Böylece yapmaları gereken sıkıcı ve zor işleri değil sadece eğlenceli ve güzel anları yaşıyorlar. İlk bakışta harika bir fikir gibi gelse de bu aslında büyük bir zaman ve tecrübe kaybı değil mi? Trafikten, ofisten, sıkıcı ev işlerinden, hatta dişçi randevularından arta kalan hayatımız toplamda kaç saat eder? Beyin implantlarının dünyasına hınzır bir bakış atan film festivalde En iyi Yönetmen ödülü aldı.

Hint asıllı Avustralyalı şair, yönetmen ve yapımcı Radheyda Jegatheva‘nın Seven Billion (Yedi Milyar) adlı şiirinden yola çıkarak hazırladığı animasyon filmi iRony insanla teknoloji arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Hayatımızı kolaylaştırması gereken teknoloji zaman içinde sırtımızda bir yük, zamanımızdan çalan ve bizi işlevsizleştiren bir ayak bağı haline mi geliyor? Bilgisayarda değil elde yapılmış çizimlerle bize zamanımızı nasıl geçirdiğimizi sorgulatan bu sekiz dakikalık yapım En İyi Kısa Film ödülünü aldı.

Mantarlar Önemlidir

Festivalde En İyi Film ödülünü alan The Kingdom – How Fungi Made Our World bir Avustralya – Kanada ortak yapımı. 52 dakikalık film izleyiciyi mantarların şaşırtıcı, büyülü ve gizemli dünyasına götürüyor.

Dokunduğunuz her şeyde, aldığınız her nefeste mikroskobik boyutlarda mantarlar olduğunu biliyor muydunuz?  Peki mantarlar olmadan doğanın, hatta insanlığın var olamayacağını? Bugün dünyamızda bir yeşil bitki örtüsü varsa, bunu mantarlara borçluyuz. Bundan 65 milyon yıl önce, dinozorların dünya yüzünden silinmesinden sonra bir tür olarak insanın gelişmesinde önemli rol oynayan mantarlar, ekmek mayası, bira mayası ve hatta penisilin şeklinde medeniyetin ilerlemesine de katkıda bulundular. The Kingdom, mantarlar hakkında daha önce hiç duymadığımız bilgileri muhteşem bir görsellikle sunan son derece ilgi çekici bir yapım.

Avustralya yapımı Grasroots sıradan insanların bilimsel keşiflerden nasıl faydalanabileceğine dair sıra dışı bir belgesel ve yine mantarları odağına alıyor. Festivalde En İyi Belgesel ödülü alan 20 dakikalık filmde çiftçi Guy Webb’in karbon salınımının neden olduğu küresel ısınmaya karşı mantarları nasıl kullandığına şahit oluyoruz. ‘Birilerinin bir şeyler yapmasını beklemek’ yerine inisiyatif almak ve o ‘birilerinin’ aslında ‘biz’ olduğumuzu unutmamak gerektiği fikrini işleyen filmde, tek bir çiftçinin inatçı çabalarının nasıl bir toplumsal dönüşüm başlattığını keyifle izleyeceksiniz.

Görsel Şölen

Emmy ödüllü İngiliz yapımcı ve yönetmen Chadden Hunter’ın Planet Earth II – Grasslands 2016 yapımı bir mini-dizi. Festivalde Jüri Özel Ödülü’ne layık bulunan yapım bir vahşi yaşam belgeselinden bekleyeceğiniz heyecanın çok daha fazlasını en yeni kamera teknolojisini kullanarak ekrana getiriyor. O kadar ki, savanda koşan hayvanları izlemekle kalmıyor, kendinizi sanki onlarla birlikte koşuyormuş gibi hissediyorsunuz.

Kullandığı teknoloji ve olağanüstü görselliğiyle festivalde öne çıkan bir başka film de İspanyol yapımı Virtual Humans. Bedensel sağlık durumunuzu gözlemlemek, incelemek ve geliştirmek üzere bir kopya-bedeniniz olduğunu düşünün… Kulağa bilim-kurgu gibi gelse de süper-bilgisayarlar sayesinde bu teknolojiye yakın gelecekte sahip olabileceğiz. Film insan-bilgisayar ilişkisini ve insan bedenini daha önce hiç denenmemiş bir yaklaşımla aktarırken bilimin bir ‘zihin modeli’ geliştirmeye ne kadar yakın olduğunu da gözler önüne seriyor.

Derleyen: Fikret Güvenç