Sarsıcı Fotoğraflardan Oluşan Bir Sergi

 

Şu sıra Milano dünyanın en büyük mobilya ve tasarım fuarına ve yan etkinliklerine gömülmüş meşgulken, yolunuz düşerse eğer siz Torbjørn Rødland’ın The Touch That Made You isimli sergisini gezin.

Milano’da şüphesiz görülecek yerlerin başında Galleria Vittorio Emanuele II geliyor. Bu harika ve dev alışveriş merkezi elbette eski olduğu için büyüleyici ve ferah. Bizim Çiçek Pasajı’mız da aslında böyle bir yerin minyatürü olarak düşünülemez mi? Önceden biraz bakımsız durumdaki bu tarihi yapı son yıllarda hep iskeleleriyle turistlerin fotoğraflarında yer almışken, artık bunlar geride kaldı. İskelelerin sebebi burayı Prada ailesinin cömert yardımlarıyla renove ettirmesiydi. Bu cömertliğin karşılığı olarak belki de Fondazione Prada için pasajın üst katlarında bir mekan ayrıldı: Osservatorio.

Nudist no. 6, 1999. Alüminyum levhaya monte Fuji Crystal Archive kağıt üzerine Chromogenic baskı. Çerçeveli 40 x 50 cm. Edisyon 4/10. Thierry Struvay Koleksiyonu, Brüksel

Pump, 2008-2010. Dibond’a monte Kodak Endura kağıt üzerine Chromogenic baskı, 45 x 57 cm. Edisyon 3/3 + AP. Özel Koleksiyon, Kopenhag.

Osservatorio, Fondazione Prada’nın Milano’daki esas yerleşkesinden farklı olarak sadece fotoğraf sanatına ait sergiler düzenleyen bir mekan olarak hizmet veriyor. Ve şimdi burada Norveçli fotoğraf sanatçısı Torbjørn Rødland’ın daha önce Londra’daki Serpentine Galleries tarafından sergilenmiş, küratörlüğünü Hans Ulrich Obrist ve Amira Gad’ın yaptığı The Touch That Made You isimli sergisi 20 Ağustos’a dek görülebilecek.

Hands and Eyes. Portre no.1, 2008-2010. Kodak Endura kağıt üzerine Chromogenic baskı. Çerçeveli 58 x 46 cm. Edisyon 3/3. Sanatçının ve Nils Særk izniyle, Kopenhag.

The Geller Effect, 2014. Alüminyum levhaya monte Kodak Endura kağıt üzerine Chromogenic baskı. Çerçeveli 77.5 x 61.5 cm. Edisyon 3/3. Sanatçının ve Eva Presenhuber’in izniyle, Zürih / New York.​

Rødland çoğu meslektaşının aksine hala analog çalışıyor ve anı fotoğraflamak yerine o anları kendisi yaratmayı tercih ediyor. Her şeyin bu kadar hazırlıklı olduğu bu çekimlerin sürprizi, o yaratılmış ve kontrollü anların fotoğrafının nasıl olduğuna dair kendisinin de filmi basana dek bir fikrinin olmaması. Sanatçının 40 fotoğraf ve 3 videodan oluşan sergisini kısaca anlatırsak eğer ‘dikkat çekici ve provokatif’ dememiz yeterli. Gerisini kendiniz deneyimlemek isterseniz, Milano’ya gitmeniz gerekli.

Yazı: Kemal Can