José Teunissen ile Modanın Geleceği

 

Gerçekten her altı ayda bir gardırobumuzu değiştirmek istiyor muyuz yoksa moda daha uzun süreli olabilir mi? Google Glass veya Apple Watch gibi giyilebilir teknolojik ürünlerin yanında modanın geleceğini neler bekliyor? Bunlar son dönem moda tasarımcılarının aklını kurcalayan temel sorular arasında yer alıyor. Her moda haftası bir başka yeniliğe sahne oluyor. Iris van Herpen, Hussein Chalayan ya da Issey Miyake gibi isimler koleksiyonlarıyla bizleri, geleceğe şık bir şekilde taşıyabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Modanın geleceği genç tasarımcıların hayal dünyası ve moda severlerin tercihleriyle şekillenirken Hollanda, Arnhem’de ArtEZ Sanat Enstitüsü Moda Teorisi ve Araştırması Profesörü ve Londra Moda Üniversitesi’nde konuk profesör olarak bu alanda çalışmalarını devam ettiren Sevgili José Teunissen bizi kırmayarak modanın geleceğini anlattı.

Yeni bir moda sistemini nasıl tanımlayabiliriz? Ve aklınızda hayalini kurduğunuz ütopik bir  moda dünyası var mı ?

Yeni nesil moda tasarımcıları, modanın değerlerini yeniden tanımlıyorlar. Şu an yaşadığımız dünyayla daha alakalı daha bağlantılı hale getirmeye çalışıyorlar. Bir yandan fazlasıyla gereksiz bir üretime sahip hızlı moda sistemini ve bir yandan da insanların kıyafetleriyle kurduğu yakın ilişkiyi sorguluyorlar. Bu noktada, modanın klasik ve gösterişli hayal dünyasını yok edip ürünün kendisiyle bağlantılı yeni hayal dünyaları öne sürüyorlar. Gerçekten yağmur ile yapılan bir baskıya sahip Aliki van der Kruis’in “Made by Rain”şalları, buna güzel bir örnek.

Teknolojik yenilikler, modadaki deneyimsel tasarımları nasıl tetikliyor? Ve sizce, moda dünyası kumaşlar, dikiş teknikleri, vb. üzerinde yeterince deney yapıyor mu ?

Bu, teknolojiyi kucaklayan ilk nesil ve teknoloji duygularımızı öne çıkarırsa veya ruh halimizi görünür kılarsa ne olur sorusunu gerçekten araştırmaya çalışıyorlar. Ayrıca bu olgu, sadece teknolojik ilerleme üzerine değil aynı zamanda “akıllı kıyafetler”i öne çıkarıyor. Vücudun bu yeni bağlantısı ve hali, modanın hayal dünyasını da değiştiriyor ve yeni bir tür estetiği ve yeni bir kadını geliştiriyor. Iris van Herpen’in çalışmalarını inceleyebilirsiniz. Ve tabii ki biyo teknoloji veya yeni teknik süreçler üzerine yeni kıyafet yapım teknikleri geliştirmek için yapılan pek çok çalışma var. Bu konularda, tasarımcılar teknisyenler ve kimyagerlerle yakından çalışıyor ve bu moda için çok yeni bir durum.

Sizce teknoloji rakip markalar arasında daha ileride olabilmek için çok önemli bir faktör mü ?

Evet, öyle ama aynı zamanda “yavaş moda” ve bir markaya yeni değerler ve hikayeler eklemek de klasik bir markayı etkileyecektir.

Moda endüstrisi teknoloji tarafından değiştiriliyor mu? Önümüzdeki on yılda nasıl bir modanın bizi beklediğini görebiliyor musunuz ?

Eğer teknoloji, kıyafetlerin ve modanın ayrılmak bir parçası olursa, “Hızlı Moda” yı ve sürekli alışveriş yapma fikrimizi değiştirecektir. Bir kıyafet, çok daha uzun ömürlü bir zeka ürünü haline gelecektir.

GİYİLEBİLİR GELECEK

“The Future of Fashion is Now!” (Şimdi, Modanın Geleceği!) başlığı altında Boijmans Van Beuningen Müzesinde düzenlenen sergi, dünyanın dört bir yanında elliden fazla moda tasarımcısıyla modanın yenilikçi vizyonunu sergiledi. Aralarında Hollanda’dan Viktor & RolfKıbrıs’tan Hussein Chalayan gibi ünlü isimlerin de bulunduğu tasarımcılara yıldızı yeni parlayan İngiltere’den Craig Greenve Kore’de Rejina Pyo gibi yeni yetenekler de eşlik etti.

Yeni nesil tasarımcılar, modanın konseptini yeniden tanımlayabilecekleri yöntemlerin arayışındalar. Günümüzdeki moda sistemine eleştirel bir gözle bakarak toplumda kıyafetlerin yerini sorguluyorlar. Sergide, tüketici toplumunun her altı ayda bir yeni trendler talep ediyor olmasının sürdürülemez oluşu ve hem teknoloji hem de malzemelerdeki büyük gelişmelerin modaya nasıl uyarlanabileceği incelendi.

Moda ve sanat arasındaki sınırda gezinen fütürist tasarımlar, videolar ve enstalasyonlardan oluşan sergide İngiltere’den Carole Collet, çilek bitkisinin köklerinde yetiştirilen dantelle yaptığı deneylerde sürdürülebilir malzemeleri keşfe çıkarken Japonya’dan Pyuupiru, el örgüsü kreasyonlarıyla insan vücudunu sınırlayan faktörlerden kurtararak giyen kişiye yeni bir kimlik verdi. Serginin günümüz insanını en çok ilgilendiren eseri ise “Giyilebilir Solar Projesi” ile Hollanda’dan Pauline van Dongen’in kreasyonu oldu. Bu proje sayesinde bu ceketi giyen kişi cep telefonunu sürekli şarj edebilecek!

Yazı: Saide Itır Deveci