Türkiye “Tasarım Ülkesi” Olmaya Hazırlanıyor

 

MİMAR YELİN EVCEN VE İÇ MİMAR GÖNÜL ARDAL TARAFINDAN KURULAN İSTANBUL MERKEZLİ İÇ MİMARLIK OFİSİ GÖNYE PROJE TASARIM, BİLİM SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI TARAFINDAN “TASARIM MERKEZİ” OLARAK SEÇİLDİ.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının özel sektörde, tasarım yoluyla ülke ekonomisinin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması için hazırladığı “Tasarım Merkezi” projesiyle ülke ekonomimiz ve tasarım anlayışımız dünya ile rekabet edebilir düzeye çıkaracak.

Kısa süre önce Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından “Tasarım Merkezi” olarak seçildiniz. Gönye Proje Tasarım olarak bu ünvanı almaktaki hedefleriniz nelerdi?

Biz, hayallerimizi hedeflere çevirmeye ve hedeflerimize giden yolu da planlayarak, her hedefe bugünden başlamamız gerektiğine inanıyoruz. Kısa ve uzun vadeli hedeflere giden planda, karşılaşılan farklı fırsatları değerlendirmek ve hedeflerin yolda değişip gelişmesine olanak vermek de, yeniliklere ve gelişmeye açık bakış açımız ile mümkün oluyor.

Hedeflerimizin başında, “sektörde kendi alanımızın en iyisi olmak” yer almakta. 2016 yılı sonunda haberdar olduğumuz TC Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Tasarım Merkezi Projesi’nin, sunduğu avantajlar ile bizim için hedeflerimiz yolunda bir fırsat olduğunu düşündük. Bu sebeplerle, uzun vadeli hedeflerimize giden yolda, Tasarım Merkezi olmayı kısa vadeli hedeflerimize ekledik ve planlamamızı bu doğrultuda yaptık.

Bakanlığın “Tasarım Merkezi” projesini hangi amaçlarla geliştirdiğini açıklar mısınız? Bir tasarımcı gözüyle bakanlığın bu yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Daha önce Ar-Ge merkezlerine destek amaçlı sağlanan avantajların bu yıl tasarımcılara da sağlanmasına karar verilmiş olması, tasarımın da ülkemizin gelişimi için en az Ar-Ge kadar önemli olduğunu göstermekte. Tasarımcı olarak bu gelişimden çok memnunum fakat prosedürlerin Ar-Ge merkezlerininki ile aynı olmasının pratikte tasarımcılar için çok uygun olmadığını söyleyebilirim. Tasarım kavramı ve tasarımcıların çalışma şekilleri daha detaylı incelenerek zaman içinde prosedürlerde bazı farklılıklar yapılabilir, diye düşünüyorum.

Tasarım Merkezi olarak seçilmeden önce nasıl bir süreçten geçtiniz? Bu süreç ve hazırlıklar firmanıza ve çalışma sisteminize neler kattı?

Firmamızı 2010 yılında kurmamızdan itibaren aldığımız büyük çaplı projeler doğrultusunda çok hızlı bir büyüme gösterdik. Bu hızlı personel artış sürecini, hem şirketimiz, hem müşterilerimiz, hem de çalışanlarımız açısından sorunsuz ve en verimli şekilde geçirebilmek adına 2012 yılından itibaren danışmanlık almaya başladık. Zaman içinde beliren ihtiyaçlar sebebiyle, “Gönye El Kitabı”, “Verimlilik Değerlendirme Süreçleri”, “Proje Süreç Raporlamaları” ve “Proje Bazlı Değerlendirme Sistemi”ni hazırladık. Bütün bunları yaparken de birlikte belirlediğimiz hedefler doğrultusunda tüm ekibimizin gelişimlerini takip ederek destekledik. Gerek toplu, gerek bireysel eğitimlerle yurtiçi-yurtdışı fuar ve etkinlik katılımlarını sağladık. Bir yandan da teknik ihtiyaçlar sebebiyle “Gönye Çizim Standartları” oluşturduk. Tüm bu hazırlıklarımız, sistemli çalışmaya inanmamız ve sistemin getirdiği kolaylıkları fark etmemiz nedeniyle yapıldı. Tasarım Merkezi başvurusunda istenen şartlara baktığımızda da 4 yıldır yaptığımız çalışmalardan farklı bir şey olmadığını, zaten çalışma sistemimizin beklentileri karşıladığını gördük ve gerekli raporları hazırlayarak başvurumuzu yaptık.

Tasarım Merkezi olmak için aranan şartlar neydi? Gönye Proje Tasarım olarak bu koşulları ne ölçüde sağladınız?

Tasarım merkezlerinde en az 10 tam zaman, eşdeğer tasarım personeli istihdam edilmesi; tasarım merkezlerinin kanun kapsamındaki tasarım faaliyetlerinin yurt içinde gerçekleştirilmesi; tasarım merkezlerinde çalışan personelin, bu merkezlerde çalıştığının fiziki kontrolünü yapacak mekanizmaların bulunması; tasarım merkezlerinin konusu, süresi, bütçesi ve personel ihtiyacı tanımlanmış program ve projelerinin bulunması; tasarım merkezlerinin ayrı bir birim şeklinde örgütlenmiş ve tek bir yerleşke veya fiziki mekân içinde yer alması; başvuru yapan işletmenin yeterli tasarım yönetimi ile teknolojik varlıkları, insan kaynakları, fikrî haklar, proje ve bilgi kaynakları yönetim yeteneği ve kapasitesinin bulunması bunlardan bazıları. Bu koşulların hepsini firma olarak fazlasıyla sağlamaktayız. Tüm bu koşulların sürekli sağlandığının aylık ve yıllık olarak bakanlığa rapor edilmesi şartını da yerine getirmekteyiz.

Tasarım Merkezi olarak seçilmek bir tasarım ofisi olarak size ne tür faydalar sağlayacak? Çalışma sisteminize ve tasarımlarınıza ekleyeceği artı değerler neler olacak?

“Tasarım merkezi” unvanı, her şeyden önce, yaptığımız tasarım faaliyetlerinin, hep hedefimiz olan estetik, işlevsel ve yenilikçilik anlamında tescillenmesi oldu diyebiliriz. Süreç boyunca hem akademisyenlerden ve sektör temsilcilerinden, hem de bakanlıktan aldığımız, tasarımlarımız ve kurduğumuz sistemle ilgili pozitif geri bildirimler -şirketimizin yaşı itibarı ile yolun başında görünsek de- yaptığımız işte doğru yönde çok yol kaydettiğimizi bize göstermiş oldu.

Bundan sonraki süreçte hak kazandığımız vergi avantajları ile tasarım personeli sayısı ve niteliğini artırma, tasarım ekipmanları ve yazılımları yatırımını çoğaltma ve her zaman desteklediğimiz ve çok inandığımız eğitimlere yenilerini ekleyerek devam etme avantajlarımız olacak.

Bundan sonraki süreçte bir Tasarım Merkezi olarak hedefleriniz neler olabilir?

Projeler için hali hazırda tasarladığımız birçok mobilya var. Mobilya tasarımlarımızı projelere özel yapmanın yanında, projelerden bağımsız mobilya ve obje tasarımlarımızı da hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu anlamda belki mobilya firmaları ile işbirlikleri olabilir. Şimdiye kadar yurtdışında proje imkanımız olmadı; bundan sonraki süreçte yurtdışı projelerinde yer almak için yurtdışı fuarlarda yer almak gibi girişimlerde bulunmayı planlıyoruz. Tüm bu süreçlere paralel olarak tasarım ekibimizi geliştirmek ve büyütmek istiyoruz.

Diğer yandan üniversitelerle işbirliklerimizi arttırarak hem iç mimar adayları hem de yüksek lisans öğrencileri ile deneyimlerimizi paylaşmayı, belki öğretim görevlileriyle beraber düzenleyebileceğimiz atölye çalışmaları ile de desteklemeyi planlıyoruz.

Markalı gayrimenkul firmalarıyla çözüm ortaklığı yaparak rezidans, toplu konut ve ofis projelerinin iç mimari tasarımlarına imza atıyorsunuz. Gayrimenkul sektöründe böyle ilginç bir alanda uzmanlaşmayı neden tercih ettiniz? 

2010 yılında Gönye’yi kurana kadar her ikimiz de çeşitli projeler yapıyorduk; kişisel ev, mağaza, kafe tasarım ve uygulama işleri alıyorduk. Bu arada yeni bir iş kalemi olan örnek daire dekorasyonu da yapmaya başlamıştık. Yaptığımız işlerin en sevdiğimiz yanı tasarım ve proje aşamalarıydı; ikimiz de uygulama yapmaktan hoşlanmıyorduk. Bu sebeple zaten inşaat firmalarının ekipleri tarafından uygulanan örnek daire tasarım ve projelendirmesi bize çok keyifli geldi. Ayrıca ev sahibinin belirli bir kişi olmaması, hayali bir aileye ev yapmak zor olmasına rağmen iyi başardığımız bir iş oldu.

Gönye Tasarım’ı kurduktan sonra, yaptığımız satış ofisleri ve örnek daireler o kadar beğeniliyordu ki, özellikle satış ekipleri yeni projelerinde, örnek daireler üzerinden satışı daha kolay yapabildikleri için bizimle çalışmayı tercih ediyordu. O dönemde birçok örnek daire tasarladık; bu sefer de binaların ortak alanları, örnek dairelerin yanında sönük kalmaya başladı. Böylece çalıştığımız firmalardan o kısımları da tasarlamamız üzerine talep almaya başladık ve markalı konut projelerine odaklanmamız bu şekilde oldu. Satış ofisi, örnek dairesi, lobileri, havuz, fitness ve tüm sosyal alanları dahil olmak üzere çok fazla markalı konut ve ofis projesi işi alınca da diğer uygulamalı işlerimizi ve kişisel ev projelerini tamamen bıraktık. Yedi yılda yetmişten fazla markalı konut projesinin iç mimarisini çalışmış olmamız bize bu konuda uzmanlık getirdi. Tabii konutun biraz gölgesinde kalmış gibi görünse de özellikle ödül aldığımız ofis ve iş merkezi projelerimiz de portföyümüzde önemli bir yere sahip.

Güncel olarak devam eden projeleriniz hangileri?

Tahincioğlu’na ait Nidapark Küçükyalı projesi,  Bakırköy sahilde Yedimavi projesi, Park Mavera 3. etap projesi, Kayseri’de 38. Cadde projesi, Self İstanbul projesi, Rodopman Ispartakule projesi, Transform Fikirtepe projesi devam eden güncel konut projelerimizden bazıları. Ayrıca, Keleşoğlu’na ait Fikirtepe konut projesi, Esta Construction’a ait Acıbadem konut projesi ve Akzirve Gayrimenkul’e ait Strada A parsel projesi de çok yeni başladığımız işler arasında.

Bunların dışında bir yıldır tasarım danışmanlığı yaptığımız Decovita Seramik ile yeni koleksiyonlarını oluşturma, mağaza, bayii ve fuar tasarımları gibi çalışmalarımız devam etmekte.