Yaşını Hiç Göstermiyor

Cartier’nin artık en bilinen tasarımlar arasına yerleşmiş tank modeli bu yıl 100 yaşına bastı. 1917’de Louis Cartier tarafından tasarlanan bu saatin bir asır boyunca pek çok versiyonu yapıldı ancak kutlama için yaratılan yeni modeller bir saat meraklısı yanında tasarımda zarafet arayanların da ilgisini çekecek cinsten.

Ünlü Fransız tasarımcı Jean-Charles de Castelbajac, 1994 yılında Madame Figaro’daki bir yazısında Tank’e politik ama şiirsel bir övgüde bulunur; Tüm tanklar Cartier tarafından yapılsaydı, barış içinde yaşayacak zamanımız olurdu! Louis Cartier Birinci Dünya Savaşı sırasında çıkarmalara şahit olmuş ve etkilenmiş olacak ki bir tankın yukarıdan görünüşüne benzeyen bu tasarımı geliştirmiş. Acaba bunu yaratırken ikonik bir model olacağından ve kendisinden asır sonra da hala aynı etkiyi uyandıracağından haberdar mıydı?

Tank saatlerini ilgi çekici kılan şey şüphesiz ne kare ne de dikdörtgen olan (Louis Cartier modeli için geçerli) kasa şekilleri. Bu kasa hem erkek hem de kadınlar için sadelik, zarafet ve asalet sembolü olmuşsa bunda muhakkak ki subliminal bir mesaj aramak lazım. Bütün iyi niyetimle söyleyebilirim ki bir savaş tankından insanların hayran bakışlarını çekecek ve aynı zamanda giyen insanı asil ve uysal gösterecek bir tasarım var ortada. İki kere düşünün. İşin şaka kısmı bir yanda dursun zamansız tasarımın etkileyiciliği bu saati başka saatlerden ayrı kılıyor. Bu güçlü tasarım için markanın imaj, stil ve miras direktörü Pierre Rainero şunları söylüyor:

Saflığın Nezaketi veya Nezaketin Saflığı. Arı tasarım söz konusuysa başka bir saat yok. Bu zarafet size kadranda birçok farklı seçeneği denemenizi mümkün kılıyor. Tasarımı o kadar güçlü ki birçok farklı versiyon halinde yorumlamanız mümkün. Ve her bir versiyon en az diğerleri kadar etkileyici oluyor; en sakininden en gösterişlisine dek.

Söz konusu olan ikonik bir model olunca dünyanın en zor işlerinden birisi herhalde onu yeniden yorumlamak olur. Tank bugüne dek defalarca farklı şekillerde yorumlandı ve bunların çoğu çok başarılı modellerdi. Ancak 100 yaşına basan bir modeliniz varsa onu nasıl bir yenilikle ve duruşunu bozmadan dünyaya getirmelisiniz? Cartier söz konusu olduğunda her zaman kasa şekli esas (tabii burada konumuz saatler) alınıyor. Tasarım bu şekil etrafında yoğunlaşıyor ve onu mükemmelleştirmek için çabalanıyor. Rainero da geçtiğimiz yıllarda Cle de Cartier ve Drive de Cartier gibi iki yeni modelin firmadan çıkışına şahit oldu. Şüphesiz ki bu iş konusunda usta. Bir saati Cartier yapan şeyi şöyle anlatıyor:

Estetik her zaman ön plandadır. Kasa şekilleri Cartier saatleri orijinal yapar. Ergonomi olmazsa olmaz. Giyilebilir objeler yaratıyoruz. Ve zarafet bunların bileğinize oturmasıyla birlikte ortaya çıkar.

Gelelim kasaların efendisi Cartier’nin Tank’ın 100. Yaşı için geliştirdiği yeni modellerine. 

TANK LOUIS CARTIER    

1922’de tasarlanan Tank Louis Cartier, Tank ruhunun özünü temsil ediyor. Louis Cartier, tüm yüzyıla uzanan özgün tasarımında, görkemli ve net çizgilere sahip çizgilerini, yumuşatılmış köşeleri ve kasanın içine katılmış çerçeve kulaklarını bir araya getiriyor. Sade çizgileri ve ölçülü yapısıyla Tank Louis Cartier, bu saf, dayanıklı ve ebedi yaratımın güçlü tarzını ve karakterini şekillendiriyor. Tank Louis Cartier bugün, pembe veya beyaz altın seçeneğiyle iki yeni yüz sunuyor.

TANK AMÉRICAINE       

1987’de tasarlanan ve 1989’da sunulan Tank Américaine, Tank Cintrée saatinin kıvrımlı kasasını yeniledi. Dikey kenarları yumuşatılırken  dikdörtgen kasa çok daha kompakt oldu. Yeni Tank Américaine, çağdaş ve ölçülü estetiğiyle orijinal Tank’in ruhunu dışa vuruyor. Kusursuz çizgileriyle bilekte güçlü bir varlık gösteren ve ebedi şıklığını kaybetmeyen bu model, çeliği bir değerli materyal olarak sunarak son derece modern bir duruş sergiliyor.

TANK FRANÇAISE            

Tank Française, 1996’da tasarlandığında Tank saatlerinin biçimsel özelliklerinde bir dönüşüm yarattı. Saatin formu, çizgilerde, hacimde ve malzemede kusursuz bir devamlılık yaratan kavisli kasada ve bilezikte kendini gösteriyor. Bu kullanışlı ama aynı zamanda da çekici kol saati şimdi özgürlüğüne kavuşarak çeliğin saflığını pırlantalarla birleştiriyor.

TANK CINTRÉE SKELETON            

Kare ve dikdörtgen arasında tereddüt yaşayan Cartier, ilk saatlerinden biri olan ve kavisli tasarımıyla bileği saran Tank Cintrée için dikdörtgen bir form tercih etti. İşlevsel ve estetik bir uygulama sergileyen bu saat, 1980’lerdeki Tank Américaine’in öncüsüydü. Pembe altın ve platin olarak sunulan yeni iki model, kasanın kıvrımlarını takip eden bir iskelet hareketi sergiliyor. Bir sanat eseri olarak kabul edilebilecek bu saat, cesur bir estetiğin tüm zarafetini, benzeri görülmemiş, olağan dışı bir kalibreyle bir araya getiriyor.

Yazı; Oktay Tutuş