IWC’den Kadınlara Da Vinci Jesti

 

Son yıllarda erkeklere özel bir marka olarak adını oldukça sık duyduğumuz IWC bu yıl kadın hayranları için sahip olduğu en değerli saat koleksiyonlarından biri olan Da Vinci’yi yeniden yarattı. Peki firmanın bu sert hamlesi acaba ona tutkuyla bağlı olan erkekleri ve onun maskülen çizgisinden hoşlanan hatırı sayılır bir kadın kitlesini üzer mi? Bu soruyu ve diğerlerini firmanın ürün geliştirmeden sorumlu yardımcı direktörü Walter Volpers cevapladı.

Bu yıl Da Vinci ailesine bir geri dönüş yaptı IWC ve uzun zamandan sonra ilk kez kadın saatlerindeki gücünü gösteriyor. Bu konuda ne söylersiniz?

Her şeyden önce biz uzun zamandır ilk kez Da Vinci ailesine geri dönüş yapıyoruz. Ve kadın saatleri erkekler için olanlardan ilk kez daha fazla. 2000 yılında “Engineered for Men” mottosuyla yaptığımız kampanyamızı biliyorsunuz. IWC erkeklere özel bir marka olmuştu ancak geçmişine baktığınızda IWC kadınlar için de saatler üretti. Kurulduğumuz günden bu yana kadınlar için de saatler ürettiğimiz için bu bağlamda yeni bir şey yapmıyoruz aslında. Arşivleri karıştırmak konusunda ise iki yıl önce Portofino ailemizi, ki bu aile oldukça casual saatlerden oluşuyor, geçen yıl Pilot ailemizi ve bu aile de spor saatlerden oluşuyor, bu yıl ise zarafetiyle öne çıkan klasik Da Vinci ailesine mensup saatlerimizi sunduk.

Da Vinci aslında Tonneau şekilli kasalarıyla bilinen bir model olmasına rağmen bu yıl onu yuvarlak kasalı olarak sunuyoruz. Tonneau hala güzel bir saat kasası şekli ve kadınlar da onu seviyor ama kabul edelim biraz niş bir model. Çoğu kadın bu kasa şekline yeteri kadar ilgi göstermiyor. Biz de bu sebeple yuvarlak kasa şeklinde karar kıldık.

 

Bir kadın, yuvarlak kasaya sahip olması dışında, sizce neden bir Da Vinci saat almak istesin?

Farklı saatler farklı insanların ilgisine mazhar oluyor. Bizim altı farklı ailemiz var ve her biri başka bir dünya sunuyor. Portugieser daha çok denizle, yelkenle ve macerayla alakalı bir dünyaya ait. Portofino ise tam anlamıyla İtalyan Dolce Vita’sını çağrıştırıyor. Da Vinci ise Leonardo Da Vinci’den geliyor. Matematik ve bilim dehası Da Vinci güzelliği ve sanatı matematikle birleştirir. Bizim saatlerimizi de bilim, teknoloji ve sanat ile güzelliğin birleşimi gibi düşünün. Bilimden, sanattan ve etrafımızdaki güzelliklerden aynı anda zevk alan kadınlar için diyebiliriz. Yeni koleksiyonumuz da bu kombinasyonu sunuyor ve bunlardan zevk alan kadınları hedefliyor.

 

Yeni Da Vinci ailesi sizce IWC’nin maskülen imajını veya bugüne dek süregelen bu imajı beğenen saat meraklılarını etkileyecek mi?

Hayır, hiç sanmıyorum. Çünkü saat meraklıları IWC’nin geçmişini çok iyi bilir. Geçmişimizde sadece kadınlara özel, küçük kasalı veya taşlarla süslü modeller çıkarmıştık. Erkeklere özel yaptığımız kampanya dediğim gibi 2000’de başladı ve çok da başarılı oldu. Ancak dünya değişiyor ve gelişiyor. Bizim de buna ayak uydurmamız gerek. Burada yaptığımız da budur. 2007’de Da Vinci ailesini yeniden görücüye çıkardığımızda küçük kasalı, yakutlar veya zümrütlerle işlenmiş kasalı sadece kadınlara özel modellerimiz yine vardı. Bu sebeple gerçek saat meraklılarının, özellikle de IWC’yi yıllardır bilenlerin bizim imajımızı değiştirdiğimizi düşüneceğini zannetmiyorum. Ayrıca şöyle bir artısı da var ki IWC saat alan bir erkek artık eşine de aynı anda bir IWC alabilecek.

 

Aslına bakacak olursanız IWC’nin özellikle kadınlar için bir model üretmese de, ona hayran bir kadın kitlesi zaten vardı. Bu tip maskülen saatleri seven ve IWC’nin 40 veya 42 mm kasa çapına sahip modellerini kullanan kadınlar bu daha feminen modellerden pek etkilenmeyecektir ve yine nispeten büyük ve maskülen modelleri arzulayacaktır diye düşünüyorum. Bu kadınlar güçlü kadınlar. IWC her kasa boyunda modeller üretmeye devam ediyor. Yeni Da Vinci ailesinde de 40 mm kasa çaplı modeller var. Bu güçlü olan ve bunu göstermeyi seven kadınlar için de mükemmel modeller bunlar. En küçüğünden en büyüğüne ve en komplikesinden, sade otomatik modellere dek geniş bir yelpazede ürünümüz var ve sanırım hemen herkese hitap ediyoruz.

Buna trend demek doğru mu bilmiyorum ancak benim dikkatimi çeken şey insanların daha az komplike ve gösterişten uzak saatlere doğru bir eğilimi var sanki. Bu yıl tanıtılan saatlere baktığımızda çoğu firmanın arşivleri karıştırdığını ve bahsettiğime benzer vintage modelleri canlandırdığını görmek mümkün…

Kesinlikle öyle. Bence bu bir trend, evet. Dünya kritik zamanlardan geçiyor. Hergün başka bir mücadele ile karşı karşıya kalıyoruz. Terörizm, politika, ekonomik dengesizlikler… İnsanlar daha çok aldıkları ürünün ederine bakar durumda. Tabii ki insanlar daha özel ve yüksek komplikasyona sahip modelleri de almak istiyor ama gerçek şu ki bunu daha sessiz bir şekilde yapıyorlar. Evet, pahalı saatler alıyorlar ancak bunları göstermek istemiyorlar. www.iwc.com

 

Röportaj:  Oktay Tutuş